Küçük Kesi ile Bypass: Kapalı Yöntemle Kalp Cerrahisinde Yeni Dönem
Kalp damar cerrahisinde teknolojik ilerlemeler, artık hastalarımıza “kapalı yöntem ile bypass” imkânını sunuyor. Bu yöntem, sol anterior mini torakotomi denilen küçük bir kesiyle, yani kaburga aralarından yapılan cerrahi girişimle gerçekleştirilir. Halk arasında “koltuk altından bypass” veya “küçük kesi ile bypass” olarak bilinen bu teknik, geleneksel açık kalp ameliyatlarında yapılan tüm işlemlerin aynı şekilde uygulanabildiği, ancak hastaya çok daha konforlu bir iyileşme süreci sunduğu modern bir yöntemdir.
Peki, kapalı yöntem bypass nedir?
Bu yöntemle kalbe ulaşmak için göğüs kemiği kesilmez; bunun yerine 5-6 cm’lik küçük bir kesiyle hedef damara ulaşılarak, bypass işlemi özel cerrahi tekniklerle tamamlanır. Yani klasik açık ameliyatta planlanan operasyonun aynısı yapılır – sadece giriş yolu değişir. Kalp damarına yapılan anastomoz işlemleri, damar kalitesi, kan akımı ve cerrahi sonuçlar, açık ameliyattakiyle tamamen eşdeğerdir.
Şayet bu kapalı tekniklerde bir hastada ameliyat gerçekleştirilirken, hastaların güvenliği en ön planda tutulmaktadır. Ameliyat öncesinde bilgisayarlı tomografi (BT) gibi detaylı görüntüleme yöntemleriyle her hastanın anatomisi analiz edilir, uygun adaylar belirlenir. Bu sayede cerrahi planlama kişiye özel hale gelir ve komplikasyon oranı klasik yöntemlerle aynı, hatta çoğu zaman daha düşük seviyededir. Tomografi ve Doppler gibi yöntemler ile hastanın tüm damar yapısı incelenir. Kapalı ameliyatta Kalp-Akciğer Makinası ile hastaya uygulanan kan akımı normal fizyolojik koşulların tersi olduğu için muhakkak kasık, karın içi ve göğüs kafesi içindeki aort damarında kireçlenme olup olmadığı araştırılır. Şayet kireçlenme var ise ameliyat ya klasik yöntem ile, ya da kan akımı başka bir yönde sağlanarak ameliyat gerçekleştirilir.
Kapalı yöntemle bypassın açık yönteme göre avantajları arasında daha az kan kaybı, daha az ağrı, enfeksiyon riskinin düşüklüğü, kozmetik olarak daha küçük bir iz ve çok daha kısa hastanede kalış süresi yer alır. Çoğu hasta, ameliyat sonrası birkaç gün içinde normal hayatına dönebilmektedir. Ama iyileşme sürecinin sonucunda geriye sadece kesi uzunluğu farkı kalmaktadır. Hasta konforu düşünüldüğünde, hastanın da anatomisi uygun ise kapalı yöntem açık yönteme göre her zaman daha iyi olduğu gözlenmektedir.
Sonuç olarak; minimal invaziv kalp bypass ameliyatı, güvenli, etkili ve hasta konforunu en üst düzeye çıkaran modern bir cerrahi seçenektir.
Bu ileri teknolojiyi kullanarak, her hastamıza daha hızlı, daha güvenli ve daha konforlu bir tedavi sunmaktan, biz Kalp Cerrahları gurur duyuyoruz.






