"Anahtar Deliği" Büyüklüğünde Kesiden Kalp Ameliyatının Koruyucu Tedavideki ÖnemiProf. Dr. Tayfun Aybek Oluşturuldu: 2015-12-31 22:00:00
Görüntü Sayısı: 22482

"Anahtar Deliği" Büyüklüğünde Kesiden Kalp Ameliyatının Koruyucu Tedavideki Önemi

Kalbin ön duvarını besleyen sol ön inen dal olan LAD dediğimiz koroner arterdeki tıkanıklıkları açmak için, kalbi durdurmadan ve küçük kesiden ameliyat yapmak mümkündür. Kalbi durdurmadan ve küçük kesi ile yapmanın amacı hastaları bazı komplikasyonlardan korumaktır. Bu yazı bilimsel bir makalenin türkçe özetidir, hastaları koruyucu tedaviler konusunda bilinçlendirme amacını gütmektedir.

"Anahtar Deliği" Büyüklüğünde Kesiden Kalp Ameliyatının Koruyucu Tedavideki Önemi

Uzun yıllardır kalp cerrahisinde kalp-akciğer makinesi dediğimiz ekstrakorporeal dolaşım kullanılarak ameliyatlar yapılmıştır. Göğüs ön duvarının tamamen açılması ve kalbin durdurularak cerrahinin gerçekleştirilmesi hastalar için endişe verici olmakta, ameliyat sonrası günlük yaşama kısa sürede geri dönmeyi engellemekte ve kozmetik olarak yara izinin büyük olması hastayı rahatsız edebilmektedir.

Bu olumsuz sonuçları önlemek ve aynı zamanda etkin bir tedavi sağlamak amacıyla son yıllarda uygun hastalarda kalbi durdurmadan "çalışan kalpte" ve 4-5 cm'lik küçük kesiden bypass ameliyatları yapılmaktadır. Kalbin ön duvarını besleyen sol ön inen dal olan LAD dediğimiz koroner arterdeki tıkanıklıkları açmak için, kalbi durdurmadan ve küçük kesiden ameliyat yapmak mümkündür.

Klasik yöntemle yapılan ameliyatlarla kıyaslandığında hasta açısından önemli avantajları vardır. Bunlar; daha kısa süreli hastane yatışı, daha az ağrı, daha çabuk mobilize olma, günlük yaşama daha çabuk geri dönebilme ve kozmetik açıdan daha küçük yara izi olmasıdır. 197 hasta üzerinde yaptığımız çalışma bu bilgileri destekler niteliktedir. Çalışmamıza göre, minimal invaziv (küçük kesi), bypass cerrahisi uygulanan hastalarda ameliyat yaklaşık 5 cm'lik orta hat kesisi ile ortalama 90 dakika sürmüş ve hastalar ameliyattan yaklaşık 6-14 saat sonra yoğun bakımdan servise çıkarılmışlardır. Ortalama 4,5 gün hastane yatışı sonrası taburcu edilmişlerdir.

Bu hastaların hastane yatışları boyunca ağrı kesici ihtiyaçları klasik yöntemle ameliyat olan hastalara göre daha az olmuştur. Ağrı seviyeleri daha az olduğu için daha erken mobilize edilebilmişlerdir. Bunlara bağlı olarak 1 ay sonraki kontrollerde, belirli skalalara göre yaptığımız anketlerin sonucuna göre, klasik yöntemle ameliyat edilen hastalardan daha kısa sürede günlük yaşam aktivitelerini yapabilir hale gelmişlerdir. 2 yıllık takip sonucunda sadece 7 hastada greft damarda tıkanma olmuş ve sadece 1 hastanın yeniden ameliyata gereksinimi olmuştur. Kontrol grubumuz olan "median sternotomi" dediğimiz klasik yöntem ile ameliyat edilen hastalarda yaklaşık 30 cm'lik bir orta hat kesisi ile yapılan ameliyatlarda, hastane yatışları süresince ağrı kesici ihtiyaçları, minimal invaziv (küçük kesi) yöntemle yapılan hastalara göre istatistiksel olarak belirgin derecede fazla olmuş ve daha geç mobilize olabilmişlerdir. Ameliyattan sonraki 1. ay kontrollerde yapılan anketlere göre günlük yaşam aktivitelerine dönüş daha geç olmuştur.

"Anahtar Deliği" Büyüklüğünde Kesiden Kalp Ameliyatının Koruyucu Tedavideki ÖnemiÇalışmamızın sonucu olarak uygun hastalarda, çalışan kalpte küçük kesi ile yapılan bypass ameliyatlarının ameliyat sonrası ağrı, mobilize olma, daha kısa süreli hastane yatışı ve günlük yaşama dönüş açısından sonuçları klasik yönteme göre daha avantajlı bulunmuştur. Bu iki yöntem karşılaştırıldığında ameliyat sonrası uzun dönemli tedavinin etkililiği arasında fark bulunmadığı için uygun hastalarda minimal invaziv bypass ameliyatları güvenle tercih edilebilir.

Anadolu Kardiyoloji Dergisi 2014:14: 172-7


Bu yazı Prof. Dr. Tayfun Aybek tarafından yazıldı ve 22482 kere izlendi.


Yorumlar

Yükleniyor...


İlgili Makaleler