Kapalı Yöntem (Minimal İnvaziv) Kalp Cerrahisi Nedir?

Kapalı yöntem (minimal invaziv) kalp cerrahisi, geleneksel kalp cerrahisi tekniklerine kıyasla daha küçük kesiler veya delikler kullanılarak gerçekleştirilen bir cerrahi prosedürdür. Bu yöntem, göğüs kafesini açma ve kalbi doğrudan görüntüleme ihtiyacını ortadan kaldırmayı amaçlar. Minimal invaziv kalp cerrahisi, genellikle laparoskopik cerrahi veya endoskopik cerrahi gibi özel tekniklerle uygulanır.

Kapalı Yöntem (Minimal İnvaziv) Cerrahi Hangi Hastalıkların Tedavisinde Kullanılır?

Kapalı yöntem (minimal invaziv) kalp cerrahisinin bazı örnekleri şunlardır:

1.Kapalı Yöntem (Minimal İnvaziv) Koroner Bypass Ameliyatı:

Kalp damarlarındaki tıkanıklıkları tedavi etmek için yapılır. Geleneksel yöntemde göğüs kafesi açılırken, minimal invaziv cerrahide daha küçük kesilerle bu işlem gerçekleştirilir.

2.Kapalı Yöntem (Minimal İnvaziv) Kalp Kapak Cerrahisi: Kalp kapaklarındaki sorunları tedavi etmek için uygulanan bir prosedürdür. Geleneksel cerrahiye kıyasla daha küçük kesilerle gerçekleştirilebilir.

3.Kapalı Yöntem (Minimal İnvaziv) Aort Cerrahisi: Aortun onarımı veya değiştirilmesi amacıyla kullanılır. Bu prosedürde de geleneksel cerrahiye göre daha küçük kesiler tercih edilebilir.

4.Kapalı Yöntem (Endoskopik) Girişimsel Kalp Cerrahisi: Girişimsel kalp cerrahisi, genellikle açık kalp cerrahisinin geleneksel yöntemlerine kıyasla daha az invaziv (minimal invaziv) olan bir cerrahi yaklaşımı ifade eder. Bu tür cerrahi girişimler genellikle kateterle yapılan işlemleri içerir ve genellikle büyük bir göğüs kafesi kesisi gerektirmez.

Kapalı Yöntem (Minimal İnvaziv) Cerrahi Yöntemleri Nelerdir?

kapali-yöntem-bypass-ameliyati

Kapalı yöntem, küçük kesi kalp ameliyatları, minimal invaziv bir yaklaşım kullanılarak gerçekleştirilen kalp ameliyatlarıdır. Bu yöntemler, geleneksel açık kalp cerrahisine göre daha az invaziv olup, hastanın iyileşme sürecini hızlandırabilir ve komplikasyon riskini azaltabilir.

Bu ameliyat sırasında, cerrah meme altında, koltuk altından veya göğüs kafesinden küçük bir kesi yapar ve bu kesi üzerinden özel cerrahi aletler ve bir endoskop kullanarak kalp ameliyatını gerçekleştirir. Bu yöntem, sternum (göğüs kemiği) açılmadan yada sadece 3-4 cm’lik kesilerden yapılabilen yöntemlerdir, bu nedenle geleneksel açık kalp cerrahisine kıyasla daha az doku hasarı ve daha az kan kaybı olduğu bilimsel çalışmalar ile ispatlanmıştır.

Kapalı yöntem küçük kesi kalp ameliyatları, çeşitli kalp cerrahisi prosedürlerinde kullanılabilir, örneğin:

  • Kalp kapak replasmanı veya onarımı
  • Kalp damarlarının (koroner arterlerin) bypass edilmesi
  • Aort Cerrahisi (Asendan Aort ve Aort Kökü, EVAR, TEVAR)
  • Atriyal septal defekt (ASD) veya ventriküler septal defekt (VSD) gibi kalp duvarındaki deliklerin onarımı

Bu ameliyat türü, hastanın durumuna ve ameliyat gerekliliklerine bağlı olarak tercih edilebilir. Ancak, her hasta için uygun olmayabilir ve cerrahi ekibin değerlendirmesi sonucunda bu yöntemin uygunluğu belirlenir.

Kapalı yöntem küçük kesi kalp ameliyatları, geleneksel açık kalp cerrahisiyle karşılaştırıldığında genellikle daha hızlı iyileşme sürecine sahiptir, daha az ağrıya neden olur ve hastanede kalış süresi daha kısadır. Ancak, her ameliyat gibi, bu yöntemin de belirli riskleri ve olası komplikasyonları bulunmaktadır. Ameliyat öncesinde, cerrahınızın bu konuda size detaylı bilgi vermesi önemlidir.

Girişimsel Kalp Cerrahisi Ameliyatları

Girişimsel kalp cerrahisi bazı durumlar için tercih edilebilir çünkü hastanın iyileşme sürecini hızlandırabilir, ağrıyı azaltabilir ve hastanede yatış süresini kısaltabilir. Bu cerrahi girişimler genellikle şu şekillerde gerçekleşir:

1.Kateter Tabanlı Girişimler (EVAR/TEVAR): Kalp damarlarına veya kalp içine ince bir kateter yerleştirilerek gerçekleştirilen işlemleri içerir. Örnek olarak, anjiyoplasti ve stent yerleştirme işlemleri bu kategoriye dahildir. Anjiyoplasti, daralmış bir damarı genişletmek için uygulanan bir prosedürdür, stent ise genişletilen damarı açık tutmak için kullanılabilir.

2.Transkateter Kalp Kapak Replasmanı (TAVI): Bu işlemde, genellikle açık kalp cerrahisi gerektiren aort kapağın değiştirilmesi işlemi, bir kateter aracılığıyla gerçekleştirilir.

Kapalı Yöntem (Minimal İnvaziv) Cerrahi Avantajları Nelerdir?

Minimal invaziv kalp cerrahisi, geleneksel cerrahiye kıyasla birkaç avantaj sunabilir. Daha küçük kesiler, daha az kan kaybı, daha kısa hastanede yatış süresi ve hızlı iyileşme ve daha az enfeksiyon riski gibi faktörler, bu yöntemin tercih edilmesinin nedenleridir. Ancak her hasta ve durum farklıdır, bu nedenle hangi cerrahi yöntemin kullanılacağı, hasta özelliklerine ve cerrahi gereksinimlere bağlı olarak belirlenir.

Kapalı Yöntem (Minimal İnvaziv) Cerrahi İle Kalp Ameliyatları Güvenli Midir?

Evet, kapalı yöntem veya minimal invaziv kalp cerrahisi, geleneksel açık kalp cerrahisine kıyasla genellikle güvenli bir seçenektir. Bu yöntem, geleneksel açık kalp cerrahisine göre daha az invaziv olup, daha küçük kesiler kullanılarak gerçekleştirilir. Minimal invaziv kalp cerrahisi, endoskopik veya robotik teknikler kullanılarak yapılabilmektedir.

Evet, kapalı yöntem veya minimal invaziv kalp cerrahisi, geleneksel açık kalp cerrahisine kıyasla genellikle güvenli bir seçenektir. Bu yöntem, geleneksel açık kalp cerrahisine göre daha az invaziv olup, daha küçük kesiler kullanılarak gerçekleştirilir. Minimal invaziv kalp cerrahisi, endoskopik veya robotik teknikler kullanılarak yapılabilmektedir.

Bu yöntemin bazı avantajları şunlardır:

  • Daha Az Doku Hasarı
  • Daha Az Kan Kaybı
  • Daha Az Ağrı ve Daha Hızlı İyileşme
  • Daha Kısa Hastanede Kalış Süresi
  • Daha İyi Kozmetik Sonuçlar

Ancak, minimal invaziv kalp cerrahisi her hasta için uygun olmayabilir ve bazı durumlarda geleneksel açık kalp cerrahisi tercih edilebilir. Cerrahınız, sizin durumunuza ve ihtiyaçlarınıza en uygun olan cerrahi yöntemi hakkında size en iyi tavsiyeyi verebilir. Öncelikle, minimal invaziv kalp cerrahisi gibi bir yöntemin sizin için uygun olup olmadığını değerlendirmek için bir uzmana danışmanız önemlidir.

Kapalı Yöntem (Minimal İnvaziv) Cerrahi Kimlere Uygulanmaz?

Kapalı yöntem veya minimal invaziv cerrahi, her hasta için uygun olmayabilir ve bazı durumlarda geleneksel açık cerrahi tercih edilebilir. Kapalı yöntemin uygulanmadığı veya dikkatli bir şekilde değerlendirilmesi gereken bazı durumlar şunlardır:

Yüksek Riskli Hastalar: Kapalı yöntem cerrahisi, bazı durumlarda yüksek riskli hastalara uygulanmayabilir. Özellikle çoklu kalp damar hastalığı, şiddetli kalp kapak hastalıkları veya diğer ciddi kalp problemleri olan hastalar, minimal invaziv cerrahi için uygun olmayabilir.

Kronik Akciğer Hastalığı Olanlar: Kapalı yöntem cerrahisi, solunum fonksiyonlarını etkileyebileceğinden, kronik akciğer hastalığı olan bazı hastalarda tercih edilmeyebilir.

Öncesinde Kalp Ameliyatı Geçirmiş Hastalar: Yakın zamanda açık kalp cerrahisi geçirmiş olan hastalar, minimal invaziv cerrahi için uygun olmayabilirler.

Yetersiz Eğitim ve Deneyim: Kapalı yöntem cerrahisi, deneyimli bir cerrah ve cerrahi ekibin varlığında gerçekleştirilmelidir. Yetersiz eğitim veya deneyim durumunda, minimal invaziv cerrahi riskli olabilir ve bu nedenle tercih edilmemelidir.

Komplikasyon Riski Yüksek Hastalar: Bazı hastalarda, minimal invaziv cerrahi komplikasyon riskini artırabilir. Özellikle vasküler problemleri veya kanama eğilimi olan hastalarda dikkatli bir değerlendirme yapılmalıdır.

Kapalı Yöntem (Minimal İnvaziv) Cerrahi Sonrası Bakım ve Kontroller

Kapalı yöntem veya minimal invaziv cerrahi sonrası bakım ve kontroller, hastanın iyileşme sürecini desteklemek ve olası komplikasyonları erken tespit etmek amacıyla önemlidir.

Hastanede Kalış Süresi: Kapalı yöntem cerrahisi sonrasında hastanede kalış süresi genellikle daha kısadır, ancak cerrahi prosedürün türüne, hastanın genel sağlık durumuna ve iyileşme hızına bağlı olarak değişebilir.

Ağrı Yönetimi: Cerrahi sonrası ağrı, minimal invaziv cerrahide daha az olabilir, ancak hala yönetilmesi gerekebilir. Doktorunuz tarafından reçete edilen ağrı kesiciler ve diğer ilaçlarla ağrı kontrolü sağlanır.

Yara Bakımı: Cerrahi kesinin iyileşmesi için düzenli yara bakımı yapılması gerekebilir. İyileşme sürecini hızlandırmak için doktorunuzun önerdiği yara bakımı talimatlarına uyun.

Drenaj: Bazı durumlarda, cerrahi bölgedeki sıvıların drenajı için bir drenaj tüpü yerleştirilir. Bu tüpün bakımı ve boşaltılması için doktorunuzun talimatlarına uymanız önemlidir.

Fiziksel Aktivite: Doktorunuzun önerileri doğrultusunda, ameliyat sonrası fiziksel aktivitelerinizi kademeli olarak artırın. Başlangıçta dinlenme ve hafif aktiviteler önerilebilir.

Beslenme: Cerrahi sonrası beslenme, iyileşme sürecini desteklemek için önemlidir. Doktorunuzun önerileri doğrultusunda sağlıklı bir beslenme programı izleyin.

İlaçlar: Ameliyat sonrası reçete edilen ilaçları düzenli olarak kullanın ve doktorunuzun talimatlarına uygun şekilde kullanımını sürdürün.

Takip Kontrolleri: Cerrahi sonrası takip kontrolleri düzenli olarak yapılmalıdır. Bu kontrollerde, cerrahınız cerrahi bölgenin iyileşme sürecini değerlendirecek ve olası komplikasyonları izleyecektir.

Komplikasyonların İzlenmesi: Ameliyat sonrası olası komplikasyonlar, doktorunuz tarafından dikkatle izlenmelidir. Bu komplikasyonlar arasında enfeksiyon, kan pıhtılaşması, drenaj sorunları ve diğer cerrahi komplikasyonlar yer alabilir.

 

Kapalı Yöntem Kalp Ameliyatları ile ilgili Sık Sorulan Sorular

1- Kapalı Yöntem Kalp Ameliyatları Kaç Saat Sürer?

içerik gelecek

2- Kapalı Yöntem Kalp Ameliyatları İçin Hangi Anestezi Türü Kullanılır?

içerik gelecek

3- Meme Altı Kesi ile Kalp Ameliyatı Kaç Saat Sürer?

içerik gelecek

4- Meme Altı Kesi Kalp Ameliyatı Sonrası Hastanede Ne Kadar Süre Kalınmalıdır?

içerik gelecek

5- Koltuk Altı Küçük Kesi Kalp Ameliyatı Sonrasında Ne Tür Kontroller Yapılır?

içerik gelecek

6- Koltuk Altı Küçük Kesi Kalp Ameliyatı Hangi Yaş Grupları İçin Uygundur?

içerik gelecek

7- Göğüs Kafesi Küçük Kesi Kalp Ameliyatı Ne Kadar Sürer?

içerik gelecek

8- Göğüs Kafesi Küçük Kesi Kalp Ameliyatı Sonrasında Yara Bakımı Nasıl Yapılır?

içerik gelecek